15 Temmuz kanlı darbe girişimi Türkiye siyasetinin en önemli virajlarından birisiydi. Milletçe girdiğimiz karanlık tünelde hain bir tuzaktı.
Darbeden bu yana günler geçti ve şimdi anlıyoruz ki bu darbe kirli siyasi yapı dışında tüm milli kurumlarımıza zarar verdi. Siyaset kurumunun amigoları “herkesi” suçlarken aynaya hiç bakmadı. Her kalıba giren siyasiler arasında bir elin parmakları kadar temizlik olmadı. Türkiye’yi öyle bir bunalıma soktular ki gerçek darbeciler tüm siyasi partiler içerisinde izlerini kaybettirecek kadar zaman kazandılar. Parti içi temizleme aşamasında tüm parti liderleri meydanlardaki çığlığa kulaklarını tıkadılar. Cumhurbaşkanının çağrısı ile sokağa dökülerek zafer kazanan meydanlar siyasette neden temizlenme olamadığını sorgular oldular.
Dostlarım, Türkiye’de siyaset hiç geri gitmez. Hep ileriye gitmiştir. Demokrasiye vurulan her darbe milletimizi güçlendirmiştir. İşte bu inanç ile meydanlardan yeni söylemler, yeni yüzler, yeni yapılar çıkacağı ümidi taşıyorum.
Kutuplaşmayan kucaklaşan, cemaatlere mesafe koyan, her türlü şiddeti reddeden, hukukun üstünlüğü öncelikleyen, bir arada yaşamı arzu eden yepyeni liderler çıkmasını umut ediyorum.
Hem iktidar partisinin “yenilenmesini”, hem de muhalefet partilerinin “yenilenmesini” umut ediyorum.
Yeni söylem ve yeni yüzlerle yeni yapıların siyasi yelpazeye katılmasını umut ediyorum.
Bugüne kadar siyasete mesafeli olan tüm kesimlerin “sorumluluk” almasını istiyorum.
Darbenin bir dönemin sonu olmasını, meydanların da yeni bir siyasetin müjdecisi olmasını arzu ediyorum.
Ben Güçlü bir Türkiye hayal ediyorum.
Sizce yalnız mıyım?